
Sony'nin, teknolojik üstünlüğü dekorasyon standartlarıyla bütünleştiren TV sistemi Esprit TAV-L1, sanatçılara ilham kaynağı oluyor. Ünlü modacı ve fotoğrafçı Helena Christensen, tasarımından oldukça etkilendiği Esprit TAV-L1'i, ürünün ön paneline özgün bir fotoğrafını yerleştirerek yeniden yorumluyor.
Tüketici elektroniğinin önde gelen markası Sony'nin, satın aldığı ürünlerin teknolojik üstünlüğü kadar tasarımına da önem veren “style tech” tüketicilere hitap eden “Esprit” serisi, üstün teknoloji ve özel tasarım anlayışını bir araya getiriyor. “Sade olan güzeldir” anlayışıyla yola çıkılarak tasarlanan seriyle, günümüzün modern şehir hayatının fonksiyonel ve estetik ürün gereksinimini karşılama hedefleniyor.
Esprit serisinin öncü ürünlerinden sürgülü ön panel sistemi TAV-L1, serinin amaçladığı teknolojik ve estetik üstünlüğe sahip bir ev eğlence sistemi olarak mükemmel ses ve görüntü deneyimi yaşatan bir adet 32inç BRAVIA LCD TV, hoparlörler ve DVD oynatıcıyı içeriyor. TV ve DVD izlemek istendiğinde otomatik olarak açılan ön panel, hoparlörleri, DVD oynatıcıyı ve BRAVIA LCD TV'yi ortaya çıkarıyor. Yalnızca CD veya radyo dinlemek istendiğinde ise sürgülü panel ekranı kaplıyor ve sadece ses ünitesi aktif oluyor.
Helena Christensen'in TAV-L1'i ön panelinde özgün fotoğraflarından birini kullanarak yeniden yorumlaması, Christensen'i etkileyen iki sanat olan fotoğraf ve iç dekorasyonun teknolojinin vazgeçilmezliği ile birleşmesinin ve tasarımın çok boyutluluğa taşınmasının sonucu olmanın yanı sıra dekorasyon elemanlarının kişisel birer ifade aracı olarak da pek çok farklı açılıma sahip olabileceğini ispatlıyor.
Christensen, Esprit TAV-L1'den nasıl ilham aldığını şu sözlerle açıklıyor: “Büyük ekranda film izlemeyi çok seviyorum; fakat TV'ler büyüdükçe benim için çok önemli olan iç dekorasyon açısından sorun olabiliyorlar. Esprit, dekoratif şıklığı ve teknolojik üstünlüğü açısından tam da aradığım türden bir sistem. Esprit'in ekranı gizleyen ön paneli de fotoğraflarım için neden bir sergileme alanı olmasın diye düşündüm. Böylece ortaya bu çalışma çıktı”
