sana gelmeyi ne çok isterim ben aslında baba.
yine tavla oynamayı seninle..
tavla aslında bi yunan oyunudur diye türklere ateş püskürmeyi
annemin yaptığı başarısız tatlılarla yeniden seninle dalga geçmeyi
ne çok isterim
ama sen hala çok megulsün
belki hiç aklına bile gelmiyorum.
belki hiç pişman olmuyorsun bana yaptıklarından
belki hayatımı ne denli değiştirdiğinin farkında bile değilsin
seninle aynı dili bile konuşmuyorus artık
ne dilimiz ne dinimiz aynı
bana haymatlos! dediğin günü hatırlıorum da baba
ne çok istemiştim baba gönderme beni tekrar oraya demeyi ne çok istemiştim
ama hep aramızdaki duvarların; hatta uçurumların engel oldu bana
şimdiyse yapıcak hiç bişeyimiz kalmamış.
yarın babalar günü baba.
yanında olmayı ne çok isterdim
yine açmıycaksın telefonlarımı.
yine meşgul dedirticeksin sekreterine.
bu senin bayramın değil çünkü baba dimi?
neyse baba
kalbini kırmak istemiyorum bilirsin.
anneme söleme ama
seni ondan daha çok seviyorum biliyormusun baba?
yaptığın, yaşattığın onca şeye
kendini benden mahrum bırakmış olmana rağmen
seni çok seviyorum
