Her bir sigara ile ömrümün duman olup gittiğini görüyorum sanki, ciğerlerimden çıkan o isli bulutla, ve ömrüm azalıyor ama sigara değil ömrümü benden gün geçtikçe taksit taksit azaltan, her saat tik takında benden kesiliyor sanki, vadesi gelen borç senedi misali, yaklaşıyor sonum. Ne zaman biteceğini bilememenin verdiği rahatsızlık mı? Yoksa Merak Mı?, Hep erteliyorum düşlerimi, ve aslında yarın gelecek olan ve istesem de beklemek zorunda olduğum geleceğimi…
Gelecek aslında geldi, Daha ne bekliyorum , Bilmiyorum, Tanrıya ulaşmaya ne kaldı ki, belki şimdi, Ama sonsuza kadar kalamayacağımı biliyorum, Örnekleri var, anlıyorum, Her geçen gün azalan insanların arasına karışacağım, Ve her gelen gün çoğalan insanlara aktarılacak bu hüzün, bu bekleyiş, farkındayım, ama elden gelen bir şey yok, çaresizlik değil aslında benimkisi, Sadece benim gibi düşünen insanlar yok çevremde,
Çevrem sadece börtü böcek sanki, ve onlar başka lisan konuşuyor, ben farklı ve tuhaf bir frekanstayım, Anlaşılması zor, Ve hiçbir yerden çekemeyen bir cep telefonu gibi,
Çektiğinde de ya şarjı ya da kontörü bitmek üzere olan, ve derdimi anlatmaya kalktığımda tünele girmişçesine sesimin kesik kesik geldiği, ve bir türlü açılamadığım ve uzun süredir sevdiğim bir kız varmışçasına, çaresizce gözlerine bakıp ta söyleyemediğim iki çift söz gibi düğümlendi sanki boğazımda kelimeler,,,
Haykırır ya insan hayata, ama sadece kendisi vardır, osesi sadece kendi duyar ya, içinden konuşur ya insan, ben de kaldım kendi içimde kendi yalnızlığımda, Kalabalık ama sadece cisimdi , sadece uzayda yer kaplayan maddelerdi benim için insanlar,,,,
Tahta bile ses verirdi vurduğunda, Kapı bile çarpardı cereyan yapınca, Pencereler kırılırdı bir top ona vurduğunda, Battaniye ısıtırdı, içine girip bir kış gecesi sarıldığında, Ama insanlar yapamadı , Ne ses verebildi, ne rüzgara yüzünü döndü, ne kırılgan ne sıcaktı insanlar, Sadece salınan birer cisim oldular, Uzayın derinliklerinde amaçsız,
sevgisiz gezindiler,,
Saçmalık dedikler şeyleri, kendileri yapamadığı, onlardan biri olamadığı için, belki de utandıkları için es geçtiler, Bir sakata yardım etmeyi küçüklük gördüler, onun kolundan tutmayı,
her şeyin bir kötülüğü olduğunu görmeleri gerekti şükretmeleri için, sakatları gördüler, hallerine şükrettiler, fakirleri gördüler, paralarının olduklarını anladılar, Zaten ondan sevmedik mi, Televizyonda kavga edenleri, Evlenip kocasından her gün dayak yiyen kadınları, hep kendimizi tatmin etmedik mi, Belki bilmiyoruz ama, hep kendimizden küçüklerini arıyoruz, hep daha fakirini, daha yoksulunu, daha kötüsünü, çünkü öyle başardığımızı zannediyoruz, yanlışlardan doğru çıkarmaya çalışıyoruz,,
Ben başaramadım, Benim için sorun olmadı ama, diğerleri küçük görmek için bir araç sandılar beni, bilemediler kendilerinin küçük olduklarını, bilmediler aslında hayatın onlara verdiklerini ne kadar da kötüye kullandıklarını,,
Gündüzleri Yıldızları göremiyorlar, çünkü güneş kapatıyor bir perde misali yıldızları, Onlar geceyi bekliyorlar , güneşin gitmesini,
, sırf yıldızları görebilmek için,
İşte hayat ta böyle aslında, Bizler bilemiyoruz, Hep güneşin gitmesini bekliyoruz, Oradaki yıldızlara bir şans vermiyoruz, çünkü bakmıyoruz, Bakar kör olduğumuzu unutup, İnsanlara da şans vermiyoruz,
Bir çok insanın başına gelmiştir, Çirkin bir erkek veya kız olmuştur hayatımızda, 2 veya 3 yıl geçtikten sonra bir gün o ÇİRKİN karşımıza çıkar, Biz şaşırır kalırız, Ve “neydi ne olmuş” deyip, pişman oluruz, O siyah ve çirkin ördeğin bir kuğu olduğunu görünce üzülürüz , kaybettiğimizi anlarız, Fırsat vermedik çünkü,,
Mucize ; “Tanrım lütfen 2 kere 2 nin 4 olmamasını sağla “ demekten başka hiçbir şey değildir,
Mucize istiyorsak, tek yapmamız gereken cesaret,
C E S A R E T …….
