Sonunda ortak köşesini buldun aydınlığın
Belki her akrep gibi zehrini aldığım doğrudur saatlerden ama
Yelkovan hızlı işliyor aklıma, tüm insanlara.
Sadede gelirsek, fırfırlı eteği guguklu saatime
Bir fikir götürdü senden
Ve
Sen sessizliği seçtin, ben zaten randevu içinde
Hala bir fark mı arıyorsun, utan güneşimden öyleyse
Gölge yapar gibi bir halim varsa eğer
Dağılır, son sayfanda toplarsın düşüncelerini
Bana kendini anlatır hallerin
Beni bu siyah kumlara gündüz vakti
Toza benzetir gidersen eğer
Toprağa kazıdığım yalnızlığı
Ruhuna bir duayla, ömrüme ekiyorum.
Ya adının baş harfleri aynı cümleye tekabül etmez
Bu yasak deliliğe delil olmaz elbet.
Bahanesi hazır.
Ya da başucu kitaplarının arasına sığdıramaz olursun
Fotoğraflarımı.
Kangren bir gece damlatır olursa anılarına
Ne güzel işte
Bir sonraki güne kızıl doğacak güneşin.
Belki hüzne dua etmelisin, erdemliğe inanış adına.
Kolumdan çekme, götürme zamanımı.
Bil ki unuttuğunu sandığın 22 senemde
Yalnızlığı örnek aldığım yegâne günlere döneceğim.
Hayata toprak atmaya alışkın olduğumdan
Daha nicedir tozunu attığım kardan adamıma
Burun yerine havuç koymanı diliyorum.
Yemeği ihmal etme sakın
Hem gözlerine şifa edersin
Hem de şifalar içinde ağlamayı öğrenirsin.
Hasta ziyaretini kısa tutuyorum ben.
Herkes gibi.
