tıklaaa

Ana Sayfa
  Hikayeler...
  Anketler ?
  Araba resimleri
  Aşk
  Romantizm
  İtiraf
  Rüya Tabirleri
  Zeka Soruları
  Sağlık Merkezi
  Biliyormuydunuz?
  Ders Nasıl Çalışılır
  Şarkı Sözleri
  Din Ve Tasavvuf
  Dini Hikayeler
  Dini Konular
  Dini şiirler
  Doğa ve Manzara
  Dualar ve hadisler
  Efsaneler
  Erkekler Dünyası
  Aşk sevgi şiirleri
  İnanılmaz Gerçekler
  Biyografi
  Slayt Bölümü
  Donanım Merkezi
  E - Kitap (E-Book)
  Windows Hakkında
  Genel Bölüm
  Geyik Bölümü
  Duvar Kağıdı
  Güzel Sözler
  Güzellik & Diyet
  Her Telden
  Yemek TarifLeri
  Kadın Dünyası
  Kahkaha Merkezi
  Komik Fıkralar
  Komik Karikatürler
  Komik Resimler
  Komik Yazılar
  Kopya Nasıl Çekilir.
  Korku Odası
  Kızlar Nasıl Tavlanır ?
  M.Kemal Atatürk
  MSN Hakkında
  Msn Nickleri
  MSN Programlar
  Msn Space
  Msn İfadeleri
  Müzik Hakkında
  Network ve internet
  Program Download
  Tarih
  Teknoloji & BiLim
  İşletim Sistemleri
  Magazin
  Moda Bakım Makyaj
  Modifiye ve Sanal
Konu : Şiir dünyası ..... çek git bakmaya değer.. | Hit: 339

ÇİÇEK FALI Issız bahçenin çiçeğiyim Solgun yüzüm güneşe uzanır Mevsimler gelir geçer yanımdan Kokum zamana karışır Yanıbaşımda yaban otları biterken Sessizlik bulaşmış rüzgarlara Su üstünde nilüferler açarken Umutlar bağlandı yapraklarıma Renkleri sürerdim toprağa Dalımdan koparılıp ele alındım Uzanan bir el gibi geldi ölüm Baharı yaban otlarına bıraktım Seviyor sevmiyor derken Dağıldı yapraklarım ellerinde Sevmiyormuş meğer aşk yalan dedi Gök gürledi gözlerinde ÇİROZNAME... Beyaz, kocaman bir duvar, çıplak mı çıplak Üzerinde bir merdiven, yüksek mi yüksek Duvar dibinde bir çiroz, kuru mu kuru. Bir herif geldi, elleri kirli mi kirli Tutmuş bir çekiç bir çivi, sivri mi sivri Bir büyük yumak da sicim, zorlu mu zorlu. Çıktı merdivene derken, yüksek mi yüksek Mıhladı sivri çiviyi, tak tak da tak tak Duvarın ta tepesine, çıplak mı çıplak. Attı çekici elinden, düş Allah'ım düş Taktı çiviye sicimi, uzun mu uzun Astı ucuna çirozu, kuru mu kuru. İndi merdivenden tekrar, tıkır da tıkır Sırtında çekiç merdiven, ağır mı ağır Çekti gitti başka yere, uzak mı uzak. O gün bugündür çirozcuk, kuru mu kuru Mezkür sicimin ucunda, uzun mu uzun Nazikçe sallanır durur, durur mu durur. Ben bu hikayeyi düzdüm, basit mi basit Kudursun bazı adamlar, ciddi mi ciddi Ve gülsün diye çocuklar, küçük mü küçük. ÇİTLEMBİK Mutlu olmaz ama Hayal kurar Çitlembik Bir zalimin elinde Yanar durur Çitlembik Yıkılmış hayalleri Umut arar Çitlembik Maziyi aralar da Kimi arar Çitlembik Çitlembik kara kaşlı Çitlembik kara gözlü Çitlembik karabahtlı Karalar bağlar Çitlembik Yıllar sonra nihayet Yüzünü gördüm Çitlembik Gülen yüzünde yazık ki Hüzünü gördüm Çitlembik Ağır yürür Çitlembik Mahzun durur Çitlembik Gözyaşı dökmese de İçten ağlar Çitlembik Çitlembik kara kaşlı Çitlembik kara gözlü Çitlembik karabahtlı Karalar bağlar Çitlembik Yüreği engin Çitlembik Kocası zengin Çitlembik Önceden şen idi Şimdi dingin Çitlembik Rüzğarlarda savrulur Yaman saçların Çitlembik Kor ateşte kavrulur Aman yüreğin Çitlembik Çitlembik kara kaşlı Çitlembik kara gözlü Çitlembik karabahtlı Karalar bağlar Çitlembik çıkmaz yol Bir çıkmaz yol gibidir hayatım... Hayatın ağır yükü omuzlarımda Adımlarım titrek ve yorgun Kan değil biliyorum, dolaşan damarlarımda Çehrem gençliğe küskün ve solgun Bir çıkmaz yol gibidir hayatım... Hesap soran var, tutup ta yakamdan Hakkın mı var da yaşıyorsun! diye? Sormadan, ümitle süslediğim dünyamdan Haykıran var; her soluğunda suçlusun! diye Bir çıkmaz yol gibidir hayatım... Bir bataklık ki, çırpındıkça batıyorum Ne bir ümit, ne bir dilek, ne bir gaye Bir feryat ki yalnızlığımda; haykırdıkça kayboluyorum Soruyorum şimdi kendime; ‘Hey serseri nereye ÇAĞDAŞLAŞMA YOLUNDA Bir ses akisleniyor içimizde Çağdaşlaşma yolunda anlayarak ve hissederek Mustafa Kemal’i… Bizi geleceğe taşıyarak ince ve uzun bir yolda Barış çizgisinde… Her adımda bir meşaleyle duygulandıran bir ses… Yaşadığımız, Uğrunda can verdiğimiz O’nunla dopdolu bir barış ülkesi… Bugün yine güneş yerine Mustafa Kemal doğuyor… Cumhuriyet ; Bahçemizin narin bir çiçegi Geçmişimizle Yurdumuzu yasatan hepimizin geleceği Düşlerimizin süsü… Seksen yıl öncesinden Aydınlıklar saçarak gelen bir ses... Bugün yine güneş yerine Mustafa Kemal doğuyor… Çevremizde uzun namlulu korkular varken bile İhanet çemberlerini kıra kıra Düşüyor her yere O’nun gölgesi… Seksen yıl sonra O’nunla hür, O’nunla aydınlık İçinde yaşadığımız Özgürlükler beldesi... Bugün yine güneş yerine Mustafa Kemal doğuyor… CAM ARKASI IŞIKLAR Camların ardında bekleyen sılam! Pencere sensin, ışık ve hayat! Dostlar,dostluklar yüzünü özler, Kapatma perdeleri, pencereni aç! Geceye yağmur yağdıkça açar; Işık çiçekleri, Sende, odanda. Karanlık ışığa hükmedemez ki, Karanlık çoğaldıkça açar ışıklar. Sen bir baharsın,gündüz ve güneş, Özlenen,beklenen gökkuşağımsın. Renklerin aksetmiş ta gözlerime! Ardına düştüğüm pembe sılamsın.... Can Suskun Canan Suskun Yüzünü görmeyen gözlerime bak Gözlerim matemlerde sözlerim suskun Ellerini tutmayan ellerime bak Parmaklarım sürgünde hislerim suskun . . . Azıcık aklım vardı o da tükendi Seni görmeyen gönül sana gücendi Oysa gelirsin diye nasıl süslendi Üstümde elbisemle yüreğim suskun . . . Yollar virane kaldı maltalar kırgın Bahçede ki yosunlar serçeler dargın Koğuşun ranzaları duvarlar azgın Yastıkta ilk mektubun son faksın suskun . . . Vuslat diye hasreti içtim günlerce Hasret diye vuslatı kustum günlerce Sen muamma olmuşsun sözler bilmece Voltada ki ben suskun şiirim suskun . . . Canımın şah damarı yara içinde Seni bekleyen gönül umut peşinde Tükenen aciz beden ölüm göçünde Can suskun . . . canan suskun . . . Azrail suskun . . Canım, Sevdiğim, Aşkım... Bu duvarlar yetmiyor bizi ayırmaya bilesin... Bu parmaklıklar, bu demir kapılar, bu hava, inan... Bazen bir yumrukta yıkacak kadar güçlü, Bazen bir serçe kadar güçsüzsem, bir nedeni vardır... Hangi zorluğu yenmemiş insanoğlu. Hele taşıyorsa içinde bu insanca sevgiyi. Güzel günler zorlu duraklardan geçer sevdiğim. Damla damla birikiyor insan. Damla damla sevgili... Bir gün akıp gideceğiz hayata... Duvarlar yıkılacak, açılacak bütün kapılar bilesin. Benim yüreğim sensin şimdi, seni vurur durur... Ve yine damla damla çoğalıyorsun içimde ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE Şüheda gövdesi, bir baksana dağlar taşlar... O, rûkü olmasa, dünyada eğilmez başlar, Vurulmuş temiz alnından uzanmış yatıyor; Bir hilâl uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor! Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker! Gökten ecdâd inerek öpse o pak alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid'i... Bedr'in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi... Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? "Gömelim gel seni tarihe!" desem, sığmazsın. Herc u merc ettiğin edvara ya yetmez o kitab... Seni ancak ebediyyetler eder istiab. "Bu, taşındır" diyerek Kabe'yi diksem başına; Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına; Sonra gök kubbeyi alsam da, rida namiyle, Kanayan lahdine çeksem bütün ecramiyle; Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan; Yedi kandilli Süreyya'yı uzatsam oradan; Sen bu avizenin altında, bürünmüş kanına, Uzanırken gece mehtabı getirsem yanına, Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem; Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem; Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana... Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana. Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini, Şarkın en sevgili sultanı Selahaddin'i, Kılıç Arslan gibi iclaline ettin hayran... Sen ki İslam'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran, O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın; Sen ki, ruhunla beraber gezer ecramı adın; Sen ki; a'sara gömülsen taşacaksın... Heyhat, Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat... Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber, Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.

BEDAVA MILYONLARCA LİSELI GENÇ KIZ MSN ADRESI.!!!

- Konular -

 

Rastgele Melisa
Sahte imza ile vatandaşlara Hazine arazi
Ücretsiz Blog Veren Siteler...
poz verirken dikkat
1829 kere seni seviyorum !!!
18 steel of convoy hileleri
MSN kişi Listenizdekileri TOPLUCA SİLMEK...
En Komik Msn Nickleri
hamam böcüğünün günlüğü
BUSH nasıl ama
Pirinçli Hindi Salatası
rahibeler +18
 

emo resimleri forum
© Copyright MaxiSohbet.NET  Web Sitesi 2006 - 2008