tıklaaa

Ana Sayfa
  Hikayeler...
  Anketler ?
  Araba resimleri
  Aşk
  Romantizm
  İtiraf
  Rüya Tabirleri
  Zeka Soruları
  Sağlık Merkezi
  Biliyormuydunuz?
  Ders Nasıl Çalışılır
  Şarkı Sözleri
  Din Ve Tasavvuf
  Dini Hikayeler
  Dini Konular
  Dini şiirler
  Doğa ve Manzara
  Dualar ve hadisler
  Efsaneler
  Erkekler Dünyası
  Aşk sevgi şiirleri
  İnanılmaz Gerçekler
  Biyografi
  Slayt Bölümü
  Donanım Merkezi
  E - Kitap (E-Book)
  Windows Hakkında
  Genel Bölüm
  Geyik Bölümü
  Duvar Kağıdı
  Güzel Sözler
  Güzellik & Diyet
  Her Telden
  Yemek TarifLeri
  Kadın Dünyası
  Kahkaha Merkezi
  Komik Fıkralar
  Komik Karikatürler
  Komik Resimler
  Komik Yazılar
  Kopya Nasıl Çekilir.
  Korku Odası
  Kızlar Nasıl Tavlanır ?
  M.Kemal Atatürk
  MSN Hakkında
  Msn Nickleri
  MSN Programlar
  Msn Space
  Msn İfadeleri
  Müzik Hakkında
  Network ve internet
  Program Download
  Tarih
  Teknoloji & BiLim
  İşletim Sistemleri
  Magazin
  Moda Bakım Makyaj
  Modifiye ve Sanal
Konu : Cenazeme gelırmısın | Hit: 107

Biliyorum, hiç beklemiyordun bu daveti. Birden geliverdi değil mi? Ansızın vurdu şakağına; saçaktan düşen buzdan kılıçlar gibi. Şaşırdın. Huzurunun göbeğine irice bir taş savruldu; halka halka titremede gönlünün düştüğü göl şimdi... Neşesi kaçtı vaktin; sevinçlerini pervane ettiğin mumlar titredi, bitti. Akrep ve yelkovanın ayakları dolandı; beklediğin “az sonra”lar havada asılı kaldı. Hüznün ölü kelebekleri kıpırdadı, sızılandı. Aşinâlığın tadı bozuldu; acının ketum, kekre sütunları devrildi göğsüne... Başını yasladığın uzun saatler, uzanıp uyuduğun bitmez günler vaadlerini yerine getiremeyeceklerini söylediler; yüzleri yerde, mahçup. Oyala(n)dığın ağaç gölgeleri çekildi üzerinden. Avunduğun/avuttuğun haz perdeleri parelendi. Gözlerini ıslatamadan giden yağmurlar elindeki şemsiyeyi uçurdu. Konforunu bozmamak için parmak uçlarına basa basa odana giren, kalbini kanatmadan usulca gidiveren uzak acılar yakana dolandı şimdi... “Daha dün konuşmuştuk ama...” diyorsun. “Ama nasıl olur!”lar çekip çekiştiriyor iki yakanı. “Hiç beklenmedik bir ölüm!” “Vakitsiz” “Erken!” “Sürpriz!” İşine ara vereceksin bugün... Kocaman bir pürüz olup çıkıverdim karşına. Hızını kestim hayatının. Üzerine saldım kaygılarını. Köşe bucak kaçtığın korkulara sobelettim seni. Ölümle arana koyduğun duvarı yıktım... “Ölüm bize de yaklaşırmış/yakışırmış” dedin. “Ölmesi kanıksanmış, ölünesi bir yaştayız artık.” “Rahmetli...” sıfatını ismimin üzerine yumuşak bir şal gibi atıvereceksin. İki yakasında da eksiğim İstanbul’un. Vapurların hiçbiri beklemiyor beni iskelede. Ben öldüm diye şeritleri eksilmedi otoyolların... Hayret! Ben öldüm bu defa... Şimdiye kadar hep başkalarıydı ölen. Gitsen de bir gitmesen de bir, bir cenaze olacak cami avlularından birinde... Seni bilmem ama ben bu cenazeye mutlaka gitmeliyim. Ayıp olur, çok ayıp... Davetlilerin yüzüne bakamam sonra. Dediği gibi şairin, bir musallâlık saltanatım bu benim. Başroldeyim. Toprağa konulacak adam rolü benim. Ardından ağlanılacak adamı ben oynayacağım. Hiç itirazsız karanlığa uzanmak bana düştü bu defa!!! Üzerine toprak atılan adamı... Unutulmuşluklar altında yüzü erimeye bırakılan adamı... Hüzünlerin münasebetsiz müsebbibi olacak adamı... Ayakkabısı kendisini beklerken bağları çözülecek adamı.... Elbiseleri evden çıkarılacak adamı... Ben oynayacağım... Yatağı soğuk kalacak adamı... Akşam eve dönmeyecek adamı... Kapıyı çalması beklenmeyecek adamı... Sofrada yeri olmayacak adamı... Adı telefon rehberinden silinecek adamı... Şehrin dudaklarından yarım ağız çıkmış bir hece gibi önemsizleşecek adamı.... Ben oynayacağım. Sevinçlerin ortasına en fazla bir hıçkırık gibi sokulsa bile hatıraların eşiğinden yüz geri edilecek adamı... Resmine bakıp bakıp da ağlanacak (yoksa ağlanılmayacak mı?) adamı... “Adı neydi... Hani..!” diye yokluğu kanıksanacak adamı... Soluk bir resimde mahzun bir tebessümün ardında aşklarını saklayan, susturan adamı... Ben oynuyorum bugün... Sahnedeyim. Beklerim. En öndeki olmalısın ayakta duranların. En dik duranı. İşte davetiyen: Canını çok seven, her günün sabahında burada sonsuzca yaşayacağına yeniden kanan, her lezzetin tükenişinde ölümün yanına uğradığını unutan, her hazzın zirvesinde yakasındaki ölümlü etiketini isteyerek düşüren, her yaz sıcağında içi dünyaya iyiden iyiye ısınan, doğduğu yılın rakamının büyüklüğünün kendisini kabirden uzak tuttuğunu sanarak avunan, kalbinin her atışında ölümlerden döndüğünün farkında olmayan, damarlarının bir köşesinde ansızın geliverecek pıhtılardan yapılmış veda haberleri saklayan, ayrılıkların çatlaklarından giren hüzünleri ölümün nefesi gibi yudumlayan, sevenlerinin gözlerinin ışığına sığınarak ısınan, unutulmayı, yok sayılmayı en ürkütücü uçurum bilen, güzelliğini aynaların kırıklarında arayan, toprağa girmeye üşenen, uzun süredir aramızda yaşayan dostumuz, arkadaşımız, sırdaşımız, kardeşimiz, babamız, evladımız, şimdilik unutmayacağımızı umduğumuz, bir süre unutmaktan utanacağımız, sonra unutacağımız, en sonunda unuttuğumuzu da unutacağımız ..... ....... doğduğu gün yakalandığı fanilik hastalığından, uzun süredir yatalak olmasına yol açan “her nefis ölümü tadacaktır!” yarasından, ömür boyu sancısını çektiği amansız yaşama rahatsızlığından kurtulup aramızdan ayrıl[maya ayarlan]mıştır. Cenazesi -umulur ki- en uzak zamanda, sızılarının köşe başlarında kılınan cenaze namazını takiben kaldırılacak, gözünden (belki gönlünden) uzak bir yerde unutuluş toprağına gömülecektir. DAVETLİSİNİZ... Senai Demirci aLinti

BEDAVA MILYONLARCA LİSELI GENÇ KIZ MSN ADRESI.!!!

- Konular -

 

Rastgele GUL BIRAZ
..:: MAFYA ARTIK İNTERNET ÜZERİNDEN ÇALIŞIYOR ::..
BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ
Çoklu MSN Açma (8.0);(7.0)
Ispanaklı Piliç Göğsü
Atasözlerimizdeki Tezatlar
Affet ALLAHIM
Seviyorum Seni**Sevginizi Gösterin**
TAŞINDI: Oyun Serialleri(Game CD Keys)
Sen İÇİmdekİ SinirsizliĞin Ve SonsuzluĞun Bİlİnmeyen Adisin
HER AN GELEBİLİR
SARISINA ALKOL MUHANESI
 

evden eve nakliyat - site ekle - emo resimleri - dizi izle - cep telefonları - forum - yeni siteler - site ekle - youtube forum - eart
© Copyright MaxiSohbet.NET  Web Sitesi 2006 - 2008


eXTReMe Tracker