tıklaaa

Ana Sayfa
  Hikayeler...
  Anketler ?
  Araba resimleri
  Aşk
  Romantizm
  İtiraf
  Rüya Tabirleri
  Zeka Soruları
  Sağlık Merkezi
  Biliyormuydunuz?
  Ders Nasıl Çalışılır
  Şarkı Sözleri
  Din Ve Tasavvuf
  Dini Hikayeler
  Dini Konular
  Dini şiirler
  Doğa ve Manzara
  Dualar ve hadisler
  Efsaneler
  Erkekler Dünyası
  Aşk sevgi şiirleri
  İnanılmaz Gerçekler
  Biyografi
  Slayt Bölümü
  Donanım Merkezi
  E - Kitap (E-Book)
  Windows Hakkında
  Genel Bölüm
  Geyik Bölümü
  Duvar Kağıdı
  Güzel Sözler
  Güzellik & Diyet
  Her Telden
  Yemek TarifLeri
  Kadın Dünyası
  Kahkaha Merkezi
  Komik Fıkralar
  Komik Karikatürler
  Komik Resimler
  Komik Yazılar
  Kopya Nasıl Çekilir.
  Korku Odası
  Kızlar Nasıl Tavlanır ?
  M.Kemal Atatürk
  MSN Hakkında
  Msn Nickleri
  MSN Programlar
  Msn Space
  Msn İfadeleri
  Müzik Hakkında
  Network ve internet
  Program Download
  Tarih
  Teknoloji & BiLim
  İşletim Sistemleri
  Magazin
  Moda Bakım Makyaj
  Modifiye ve Sanal
Konu : HZ. MUHAMMET(A.S)'AFFETMEDIKLERI | Hit: 439

Hz.Muhammed kimleri affetmemişti? (-1-) Merhameti ile bilinen Hz. Peygamber bir konuda oldukça sertti. Bu suça iştirak edenleri en ağır bir şekilde cezalandırdı. İşte Hz. Peygamber'in tahammül edemediği suçlar... Doç. Dr. Osman Özsoy'un yazısı Gerek yazının tamamını okumaya vakti olmayanlar, gerekse de yazıda çokça isim geçeceği için zihni karışacak olanlar için yazının özetini baştan vereyim. Hz. Peygamber’in asla tahammül edemediği ve kesinlikle affetmediği suç, yalan, iftira gibi her çeşit karalama türü yaklaşımlarla toplumun zihninin karıştırılması ve yanlış düşünce sahibi olmalarına zemin oluşturulmasıydı. Kamu malı konusunda da hassastı. Aksi davranış içinde olanlara karşı şiddetli cezalar uyguladı. Konunun ayrıntısına girmeden önce, Hz. Peygamber öncesi döneme ait bazı bilgiler vermekte yarar var. Kamuoyunun kontrolü tarihin her döneminde büyük önem taşımıştır. Güç ve iktidar sahipleri, insanlık tarihinin bilinen bu en eski silahından sürekli yararlanma yoluna gitmişlerdir. Eski Yunan ve Roma toplumlarında da, kamuoyu oluşturma tekniği olarak nitelendirebileceğimiz profesyonel faaliyetler mevcuttu. İmparator Neron, “Augustales” denilen ve görevi halkı heyecanlandırarak hasım grupları katletmek için coşkulu tezahürat yapmak olan ve çoğunluğu gençlerden oluşan 5000 kişilik bir teşkilât kurmuştu. Sezar zamanına gelindiğinde, Çiçeron gibi etkili hatiplerin siyaset ve toplum hayatı üzerindeki etkisi üst seviyelere çıkmıştı Pompei harabeleri arasında bu devirde etkin faaliyet gösterdiği anlaşılan dellâllara ve münâdîlere ait kalıntılar bulundu. Halkın çeşitli söylentilerle sindirilmesi ve morallerinin çökertilerek ruh dünyalarının peşinen esir alınması düşüncesi çok eski bir stratejidir. Anibal Roma üzerine yürürken bu teknikten yararlandığı gibi, Atillâ ve Cengiz Han’da bu iş için özel ekipler oluşturmuşlar, ordunun geçeceği güzergah üzerinde yaşayan halklarda büyük bir korku dalgası meydana getirmeyi başarmışlardır. Tarihe geçen tüm başarılı seferlerde, böylesine profesyonelce uygulanan bir zihin inşa stratejisi vardır. Timur Anadolu’yu işgali sırasında da bunu başarıyla uygulamıştır. Yıldırım Beyazıt’ın Timur’a karşı mağlubiyetinde Timur’un propaganda silahını çok iyi kullanması etkin rol oynamıştır. O kadar ki, üzerinden asırlar geçmesine rağmen, Timur’la ilgili menkıbeler Anadolu’da hâlâ anlatılmaktadır. O günün medyası… Modern anlamda gazeteciliğin insan hayatına girmesi son 200, 300 yıla ait bir olaydır. Radyo, televizyon gibi günümüzün popüler iletişim araçlarının insan hayatına girmesinin üzerinden ise henüz 100 yıl bile geçmemiştir. Kısacası, bundan 100, 200 sene öncesine gelinceye kadar tüm insanlık tarihi boyunca en etkin kamuoyu oluşturma aracının başında şifahi (sözlü) unsurlar başta geliyordu. Onu en iyi kullanan da, etkin söz söyleme gücüne sahip şairlerdi. Şairler eski çağlar boyunca bir bakıma şimdiki anlamıyla medyanın görevini yürütüyorlardı. Herhangi bir konuda kamuoyu oluşturulacaksa, bu iş için şairler görevlendiriliyor, karşılığında kendilerine menfaat temin ediliyordu. Özellikle savaş hazırlıkları sırasında ve savaş anında askerin coşturulmasında en etkin silah şiirdi. Şairlerin çoğu Yahudi idi… Hz. Peygamber risalet görevine başladığında Mekke bir bakıma Arap yarımadasının şiir merkezi (medya üssü) gibi idi. Arap yarımadasının en etkin şairleri burada bulunuyor, en güzel şiirler Kâbe duvarına asılıyordu. Hz. Muhammed (s) peygamberlik görevine başladığı andan itibaren, çoğunluğunu Yahudilerin oluşturduğu şairler hemen saldırıya geçti. Yahudi şairler, şiirlerinde İslâm'la alay ediyor, Hz. Peygamberi sürekli aşağılıyorlardı. Özellikle Müslüman kadınları küçük düşüren ve hakaret eden şiirlere ağırlık veriyorlardı. Zaten o günün en etkin kamuoyu oluşturma aracı şiirler olduğu için bu hakaretler kısa zamanda ağızdan ağza yayılıyor ve toplum Müslümanlara karşı kışkırtılıyordu. Müslümanlar kendilerine olan özgüvenden dolayı bundan doğrudan etkilenmeseler de, insanların hakikatlere karşı kalplerinin ve gözlerinin kapalı hale gelmesine yol açtığı için bu tür karalama kampanyalarına üzülüyorlardı.

BEDAVA MILYONLARCA LİSELI GENÇ KIZ MSN ADRESI.!!!

- Konular -

 

Rastgele GüZaaaaaLLLLL:::::4
Namaz Kılamıy öğrenmek isteyenler!Buyrun Program
Havuc Koftesi
Msn İçin AnLamLı NickLer
flaş flaş tayyip erdoğan'ın çocukluk resmi
Eğer Ileride Bir Gün Dönüp Keşke Demek Istemiyosan !!!
Son Model Olmasa Olur Diyosanız...
MUTLU VE STRESSİZ YAŞAMAK İÇİN 33 KÜÇÜK ÖNERİ
Bu tren nereye gidiyor........
Windows Live Messenger 8.0 Vista Dark Skin
İlk itiraf benden :)
Hatrina DÜŞeceĞİm
 

emo resimleri forum
© Copyright MaxiSohbet.NET  Web Sitesi 2006 - 2008