Annali
saçları kumraldı,upuzundu,lüle lüle idi.
Yüreği kan ağlasa da,hiç kimselere belli etmez,
yeşil gözleri ışıl ışıl parlar ve yüzü daima gülerdi.
Gülerdi ama,niçin güldüğünü kimse bilmezdi.
Bir umutsuzluğun çıkmazında kıvranıyordu,Annali.
Bir bar kadınıydı o,çok içerdi.
O kucak senin,bu kucak benim,geceleri böyle geçerdi.
Yapayalnız,kapkaranlık bir hayatın içindeydi.
Ümitlerini de,birer birer yitirmişti.
Ama,yine de kahkahalarla güler,
üzüldüğünü,hiç mi hiç belli etmezdi,Annali.
Sonu gelmeyecek bir hayatın girdabında kıvranıyordu.
Bir kez kötü kaderinin kurbanı olmuştu.
İsyan etse de,ağlasa da,hiçbir şey değişmeyecekti ki.
Bu çıkmazdan ölmeden kurtuluş olmadığını çok iyi biliyordu.
Onun için ölümü bile gülerek karşılamak istiyordu,Annali.
Sabah Olunca
Bu son gecemiz otur söyle sevgilim
doya doya seni son kez izleyeyim
hiç konuşmadan ayrılığın saati gelene kadar
gözlerine bakarken hayallere dalayım
sabah olunca diyeceksin elveda
arkana bakmadan gözünden yaş dökmeden
gideceksin çok uzaklara
bile bile kıyacaksın bu cana
sabah olunca gitme demem
bir çoçuk gibi ağlarımda önünde diz çökmem
sendende vazgeçmem onurumdan da
Bu canımdan vazgeçerim sabah olunca.
Saatin Beşindeyim Acıların İçinde
Bu gece yine soğuk bir düşle uyandım
Hala üşüyordu parmaklarım
Bakışlarım seni aradı karanlıkta
Umut yoktu oysa bu olasılıkta
Kısık bir sevda ateşiyle sigaramı yaktım
Efkarım dağıldı odama
Duman duman oldu bakışlarım
Saatin beşindeyim acıların içinde
Özleminle dans ederken yüreğim
Acı bir sevda türküsüydü söylenen
Uzaklarda
‘Sonbaharda ‘ diyordu belli belirsiz sesiyle
Diyordu ki kavuşmak sonbaharda...
Sabır Taşı
Bu kaçıncı sonbaharım
Baharları beklerken...
Kim bilir kaçıncı yıkayışım acılarımı
Alevde közlenmiş gözyaşlarımla...
Ben bile unuttum.
Artık sen diye,
Yağmurlarla öpüşemiyorum bile...
Sabır taşlarına
Adını kazıdığım sevdam,
Hiçbir şey avutmuyor sensizliği...
İçimde kurdeşen bağlamış yaralar,
Bir de gidişinle başlayan sigara tiryakiliği...
Belki de yaktığım kendimdim...
Yaktıkça küllenen bir beden..
Küllendikçe demlenen derin özlemin...
Senden yollarıma feda edilecek,
Bir ömür istemedim oysa...
Sadece bir nefes,
" Seni seviyorum " cümlesiyle biten.
Gönül terazisinde,
Baharlarla aynı kefede bir gülüşünü,
Bir ömür boyu uzaklarda olsa bile
Beni sevebilecek bir yürekti istediğim.
Senden çok şey mi istiyorum acaba
Onu da bilemiyorum.
Sensizlikte,
Koynumda sabır taşlarını büyütürken
Şakağıma dayanıyor yalnızlıklar.
Sofralara oturuyorum,
Bağdaş kurmuş karanlıklar bekliyor beni...
Olmuyor, yapamıyorum sensiz.
Meğer,
Unutulmayacak kadar sevmişim seni...
Gözlerinde baharlar varken,
Yüreğinde yaralı kalbim yaşarken,
Senden nasıl vazgeçebilirim ki....
Nefes diye bilirken sevgini,
Nefes almaktan nasıl vazgeçebilirim ki...
Bilemiyorum...
Gücüm olsa,
Ya da inancım buna müsaade etse,
Tek kurşunluk bedenimle,
Sırtlayacağım suskun namluları...
Ama imanım var yüreğimde;
Emanet verilmiş bir bedene,
Hıyanetin kanlı gömleğini giydiremem.
Yaradan’ıma bunun hesabını veremem.
Seni hep bekleyeceğim sevdiğim.
Geldiğin mevsim, ne olursa olsun
Baharlarla anılacak bende...
Artık susmalıyım,
Artık sabır taşlarını sen diye koynuma alıp
Masum çocukların dualarına,
Katmalıyım buz tutmuş gözyaşlarımı...
Sabır taşım, yaşama savaşım
Selenim, Seni Seviyorum...
Sabır Ver Allah'ım
Artık dayanma gücüm kalmadı,
Sabır ver allahım.
Gurbette hiç dostum kalmadı,
Sabır ver Allahım.
Gözlerim yarimin gözlerinde,
Bedenim burada,ruhum onunla,
Kavuşurmuyuz bilmem sonunda,
Sabır ver Allahım.
Kaç aydır evimden uzağım,
Kışla oldu benim ocağım,
Yollar karanlık,sıldan uzağım,
Sabır ver Allahım.
Sabır ver Allahım.
