Gece midir insanı hüzünlendiren, Yoksa insan mıdır hüzünlenmek icin geceyi bekleyen? Gece midir seni bana düşündüren, Yoksa ben miyim seni düşünmek için geceyi bekleyen?
Ay ışığının aydınlattı bir kumsala, Küçük bir dal parçasıyla seni seviyorum yazmak isterdim. Fakat sen hırçın bir dalga olup silersin diye korktum.
Biten bir a$k için bukadar acı çekilmez,Giden sevgiliden artık vefa beklenmez,Bir gün gücüm yeterde isyan edersem.Beni o isyankar sevdalara gömün...
Çok büyük okyanusta bir su damlası olmak, Uçsuz bucaksız sahilde bir kum tanesi olmak, En önemlisi milyonlarca insanın içinden senin sevgilin olmak.
Bir yudum mutluluk, peşinden koşuyorum, Ne olacak halim hiç bilmiyorum. Sevmişim seni bir kere, doyamıyorum.
Her gün sevda çekipte gülünmüyor değilmi, Bir güzelden başkası sevilmiyor değilmi. Seni asla unutamam, sensiz olamam diyordun, Hani bensiz olurdun, olunmuyor degilmi?
Hayatta iki kör tanıyorum; 1.'si senden başkasını görmeyen ben, 2.'si seni sevmeme rağmen beni göremeyen sen.
Seni nekadar sevdiğimi öğrenmek istersen, Yere düşen her yağmur damlasını tutmaya çalış. Tutabildiklerin senin sevgin, Tutamadıklarınsa, benim sana olan sevgimdir.
Güneşin buz tuttuğu yerde bir alev görürsen, Bil ki o yalnız senin için yanan kalbimdir.
Dünyadaki en güzel şeyi sana vermek isterdim, Fakat seni sana nasıl verebilirim ki?
Seni yıldızlara benzetiyorum. Onlar kadar etkileyici, çekici ve güzelsin. Aranızdaki tek fark var; onlar milyonlarca, sen bir tanesin.
İnsanlar kırmızı güllerin peşinde koşarken, Ayakları altında ezilen papatyaların farkına bile varmazlar.
Sen gözlerimde bir damla yaş olsaydın, Seni kaybetmemek için ömür boyu ağlamazdım.
Sen benim hayatımda olduğun sürece, Ne sen kimseye rakip, ne de kimse sana rakipti. Çünkü sen benim için daima tektin.
Eğer geceler seni düşündüğüm kadar uzun olsaydı, asla sabah olmazdı.
İnsanlar hep birilerinin peşinden koşarlar, Fakat dönüpte kendi peşlerinden koşanlara hiç bakmazlar.
Ben seni unutmak için sevseydim, sana olan tutkunluğumu kalbime değil, Güneşin çıktığı zaman kaybolan buğulu camlara yazardım.
Hayatta üç seyi sevdim. Seni, kalbimi, ümit etmeyi. Seni sevdim, sensin diye. Kalbimi sevdim, seni sevdi diye. Ümit etmeyi sevdim, belki seversin diye.
Geceye inat gün ağarmakta, Ağaca inat dal çoğalmakta, Ölüme inat insanlar çoğalmakta, Bense sana inat seni sevmekteyim. İnat bu ya, hepte seveceğim.
Aşk, gülü dikeniyle avuçlamaya benzer. Ellerin kan içinde kalır ama dikenlerinden hesabını, gülden soramazsın.
Rüzgar alabildiğine hırçın, Yağmur alabildiğine inatçı. Yüreğim ise onlara inat sanki bir liman. Tıpkı gözlerindeki huzur gibi.
Seni sevmeme izin verir misin?
Zaman alışmayı öğretir ama unutmayı asla...
Uzaklıklar küçük sevgileri yok eder, büyükleri ise yüceltir. Tıpkı rüzgarın mumu söndürüp, ateşi yükselttiği gibi.
