ZAMANA BIRAK
Zamana bırak gözyaşlarını
O zaman ki durmasın aksın
Kesilmesin hasretin kaynağı
Aşk ve sevda
İlaç gibi yarasın
Durmasın yaprakta damlalar
Tut ki avuçlarına aksın
Bir gün gelecek bu zalımı
Elbet sen de anlayacaksın
Sana yazılan bu şiirlerle
Belki gönlünde belki yüreğinde
Ama mutlaka arayacaksın
Okunacak radyo televizyonda
Uykuların kaçacak
Kalbini vuracak bütün şiirler
Tanımadığına yanacaksın
Kalmasın gözünde yaşlar
Tutma ki toprağa aksın
Topla kalanları
İlaç gibi yarasın
İçimdeki sönmez bu ateş
Dilerim Allahtan seni de yaksın
Kim bilir belki bir zalım
Belki de can olarak kalacaksın
Ve bir gün bir çiçek misali
Sen de sararıp solacaksın
Suya düşen gölgene
Utanacak bakamayacaksın
İşte o zaman çağır zalımı
İlaç gibi yarasın
ZEHİR İÇERİM
Uzatsan bir kadeh zehir
İçerim senin elinden
Doldursan boşalan kadehi
İçerim ölüm bilmeden
Düşünmeden yarını
Senin elinden
Bir daha doldur derim
Kısılsa çıkmasa sesim
Konuşmasa tutulsa dilim
Hadi ver diye işaret ederim
Seviyorum ve aşığım sana
Ölüme sensiz de giderim
Eğer ki zalım buysa
Senin istediğin
Ben uğruna bir değil
Bin kere öleyim...
SENİ SEVMESEMSevmesem seni uyanır mıydım,
Şehir en tatlı uykusundayken.
Ayazında kışın çıkar mıydım sokaklara,
Üzerimde sadece gömleğim varken.
Konuşmayı unutup,
İçimdekileri döker miydim dizelere
Seni sevmesem,
Yanar mıydı içim,böyle derinden....
ACEMİ YAĞMUR
Aceleci değildi damla
Gerek yoktur ki aceleye
Gideceği yer bellidir,
Döneceği yer de.
Oda sakince alçalıyordu zaten
Uçsuz bucaksız bir semadan,
Aşağıya, aşağıya…
Ta gök kubbe ile, kara toprakların buluştuğu yere.
İndi, ve indi
Sonra söyle bir titredi bizim damla,
Yapış yapış dumanların, patlayan silahların,
Kanayan yaraların karşısında.
Duraksadı önce, ama devam etti alçalmaya.
Orada tohum da vardır dedi,
Büyüyecek benimle,
Bir de eli yüzü çamurlu çingenler,
Belki onlara da uğramalı.
Düştü, düştü,
Damladı yüksek bir damın tepesine.
Kısacık ömründe çıkaracağı tek ses,
Ufak bir “şıp”,
Yankılandı insafsız sokakların karanlığında.
Ve varolmakla, olmamak arasındaki bir salisede,
Eriyip gitti damlacık.
Su dediğin nedir ki zaten?
Bir bakmışsın, görüp görebileceğin bütün aydınlığı toplamış içine,
Yüze, bine katlamış, yansıtıyor.
Bir de bakmışsın, artık lağımın derinliklerinde ufak bir nokta sadece.
İşte böyle oldu bizim damacığa da.
Kim bilir, hala orada,
Bekler kara topraklarda açacak olan,
Goncaya yaşam vereceği zamanı…
