SONUN BAŞLANGICI
Doktorun kapısından içeri girerken bütün umutsuzluğuyla konuşmuştu bütün gücünü toplayarak;
--Doğdum doğalı körüm biliyor musunuz?
Ama sonunda ona dünyayı gösterecek, yüzünü görebileceği bir göz bulunmuştu ve göz nakli yapılacaktı.
Önüne para engeli çıkmıştı zorda olsa onu da aşmıştı.Çocukluğundan beri ona bakan dedesi sakladığı kefen parasını ve Nişantaşın da ki küçük terzicilik dükkanını satmış bütün parasını kuruşu kuruşuna bu ameliyata vermişti.
Ve nihayet o gün gelmişti heyecandan yürekler hopluyor zaman geçmek bilmiyordu.Ameliyata giderken koridorda ki ışıkları say say bitmiyordu.Saatler sonrasında doktorun yüzü güleç çıkmıştı ameliyattan başarılı geçmişti ameliyat artık görebilecekti dünyanın güzelliğini kötülüğünü.
Aslında hikayemiz işte tam burada başlıyor…
Hayata küsmüş bu gence nakledilen gözler aslında başka bir gencin bitkisel hayata girmesi ve organlarının başkalarına bağışlama kararının verilmesiyle başlamıştı.Talihsiz genç adam bir trafik kazası geçirmişti.Sevdiği kız arabanın altından kurtarırken kendisini feda etmişti genç aşık.Ve sevgilisinin en çok sevdiği gözlerini bir başka gence bağışlamıştı üstelik tam 21 sene görmeyen bir gence.
İlk defa yüzünü görmüştü bir yabancı gelmişti ona evini ilk defa görmüştü.İlk defa harflerle tanışıyordu ilk işi a harfini öğrenmek ilk yazacağı mutluyum kelimesi olacaktı.Ama bir terslik vardı görüyordu fakat gözleri sürekli olarak yoldan geçen kızı gördüğünde seğiriyordu.Her kızda değil sadece aynı kızda…Acayip bir ağrı hissediyordu gözlerinde onu her gördüğünde ve yaşarıyordu gözleri.Dayanamadı bütün yürekliliğiyle yanaştı kıza konuşmak istedi ama kız kabul etmedi.Geri dönecekti ama ayakları gitmiyordu gözü yine seğirmeye ve dolmaya başlamıştı.Ve bu sefer açacaktı konuyu ona.
Gitti ve her şeyi tek tek söyledi genç bayana.Genç bayan ona göz naklinin sahibini sordu.Öğrendiğin de iki gençte çok şaşırmıştı.O gözler genç kızın hayatında en çok sevdiği insana aitti.Kendi canını sırf sevdiği için feda eden insana aitti o gözler…
Bedeni kara topraklar içinde kalmasına rağmen sevdiğini görebiliyordu gözler.TANRIM ne büyük bir aşktı bu.
Dost oldular ama genç adam yavaş yavaş aşık olmaya başlamıştı bu güzel kıza ve ona da açıldı;
--Bu çok sevdiğin gözlere ölünceye denk bakmak ister misin?
Genç bayan;
--Ben o gözleri göz olduğu için değil taşıdığı bedene ait olduğu için sevdim.
--Benim için canını veren insanın kemiklerini sızlatamam yattığı yerde.Onun gözleri benim benliğimde ne ondan öncesi vardı nede olmaz ondan sonrası…
Adam şok olmuştu aslında ama sevinmişti de.Böylesine bir aşka şahit olmuştu 21 sene görmeyen gözler.
Merak ettiğim benim uydurduğum bu hikayede ki gibi aşklar kalmış mıdır bu devirde? Ölmesine rağmen hala sevgilisini görmek isteyen bir çift göz ve ölmesine rağmen onu unutmayacağını söyleyen bir gönül…
Şimdi ki aşklar kiralık kiralık kiralık … ;ağlarım
