sevgiliye.......
--------------------------------------------------------------------------------
Hep böyle olur sana yazmak için oturduğum her seferinde aklıma bir şey gelmez önce.
O kadar çok şey paylaştık ki zaman içinde. Sanki neden söz etsem sen hepsini biliyorsun.
Bir daha, bir daha anlatmanın sıkıcılığını sana yaşatmamak için susmak gerektiğini düşündüğüm de oldu.
Ancak bazen bildiğimiz şeylerin yeniden tekrarı, bizi mutlu etmek için bile yeterli oluyor. İnsan garip bir yaratık. bazen en olmadık şeyleri de seviyor. Örneğin yüreğimin sızısını da seviyorum ben.
Yüreğimin bana ettiği oyunu da. Korkmadım dersem yalan olur.
Korktum hem de çok.
Sana çok komik gelecek belki; Kimseye haber vermeden gideceğim diye korktum en çok da. Dedim ya insan garip bir yaratık. Bütün yaşamım bir sinema şeridi gibi akıp geçti gözlerimin önünden. Sevdiklerim ve sevmediklerim bir resmi geçitte gelip geçti...
Bazen biri veya birileri öne çıkıp "ben buradayım" der gibi diğerlerinden ayrılıp belirginleşti, tekrar gerisin geri sıradaki yerlerini aldılar.
Ölümün eli de yüzü de soğuk bir tanem.
Ama ölümle burun buruna gelmek, yaşamı daha kıymetli kılıyor. Sevgiyi daha anlamlı yapıyor. Bunu bilmek için ölümle burun buruna gelmek mi gerekiyor ?
Evet, ne yazık ki öyle. Akıllıyız bilinçliyiz. Düşünmeyi ve alet kullanmayı bilen tek canlıyız. Bütün bunlar doğru. Ancak bunlar ne kadar doğruysa:
Vurdum duymaz, yaşadığının farkında olmayan ne yaptığını ne istediğini bilmeyen de yine aynı canlı.
Bir papatya kadar bile güneşe ne kadar ihtiyacımız olduğunu bilmiyoruz.
Bir ayrık otu kadar bile sevgiyi su edip içmeyi bilmiyoruz.
İnsan yaşarken hiç bir şeyin farkında değil.
Senin değiminle "bir haber" yaşıyor.
Keşke haberli olsak ve değiştirmek için biraz çaba harcasak.
Hep iyi güzel yaşamak gibi bir ereğimiz oldu.
Kavgalara girdik. Kavgalarımız sıkılı yumruklarımızda erirken yenildik.
Bir "yarın" tutturduk ve "bugünü" unutup öylesine yaşadık. Anlık mutlulukları küçümsedik. Anı yaşamaktan ve onda mutu olmaktan kendimizi alı koyduk. Bütün yaşamın tümünde mutlu olmanın olanaksızlığını anlamadık.
Yorgunlukların, acıların ve bazen yılgınlıklarla yalnızlıklarında olabileceğini yaşadık ama görmezden, bilmezden geldik. Oysa mutluluklarda diğer her şey gibi anlıktır.
İnsan yaşamı, yaşanan anların toplamından oluşan bir bütündür. Öyle sanıldığı kadarda uzun ve sonsuz da değildir.
Mutlu olacağımız zamanı sonsuz kılmak yerine, yaşanabilecek her anı değerlendirmek en doğrusu. Sevincimizi paylaşan arkadaşlarla olmak.
Severken daha yürekli ve cesur olmak, hiç kimseden korkmadan ve
çekinmeden "seni seviyorum" diyebilmek gerek.
Her şey söylendiği kadar kolay olsa her şey söylendiği kadar kolay unutulsa ve her şey bir özürle hallolsa yaşam ne kadar kolay olurdu.
Bir ömrü güzel yaşamanın zaten olanağı yok.
Asıl sorun anı güzel yaşamakta, bunu becerebilmekte.
Zaman anların bir toplamıdır ve/veya hayatın kendisi anların toplamından oluşur. Ne kadar güzel an yaşarsak yaşamımız da o kadar güzel olur. Birlikte ya da teker teker yaşadığımız anların toplamında mutluluk...
Seni seviyorum demek ne zor ne de yüreğe külfet.
Aksine seni düşünüp duyumsamak ve bunu söyleten duygulara erişmek bir ana sığan yaşanmışlık.
Bu anların çoğalması için seviyorum seni....
