tıklaaa

Ana Sayfa
  Hikayeler...
  Anketler ?
  Araba resimleri
  Aşk
  Romantizm
  İtiraf
  Rüya Tabirleri
  Zeka Soruları
  Sağlık Merkezi
  Biliyormuydunuz?
  Ders Nasıl Çalışılır
  Şarkı Sözleri
  Din Ve Tasavvuf
  Dini Hikayeler
  Dini Konular
  Dini şiirler
  Doğa ve Manzara
  Dualar ve hadisler
  Efsaneler
  Erkekler Dünyası
  Aşk sevgi şiirleri
  İnanılmaz Gerçekler
  Biyografi
  Slayt Bölümü
  Donanım Merkezi
  E - Kitap (E-Book)
  Windows Hakkında
  Genel Bölüm
  Geyik Bölümü
  Duvar Kağıdı
  Güzel Sözler
  Güzellik & Diyet
  Her Telden
  Yemek TarifLeri
  Kadın Dünyası
  Kahkaha Merkezi
  Komik Fıkralar
  Komik Karikatürler
  Komik Resimler
  Komik Yazılar
  Kopya Nasıl Çekilir.
  Korku Odası
  Kızlar Nasıl Tavlanır ?
  M.Kemal Atatürk
  MSN Hakkında
  Msn Nickleri
  MSN Programlar
  Msn Space
  Msn İfadeleri
  Müzik Hakkında
  Network ve internet
  Program Download
  Tarih
  Teknoloji & BiLim
  İşletim Sistemleri
  Magazin
  Moda Bakım Makyaj
  Modifiye ve Sanal
Konu : Hacer Menekşe | Hit: 151

Kendini bildi bileli mor menekşeyi çok severdi. Çocukluğunun geçtiği iki katlı evin bahçesinde bahar geldiğinde mor mor açar, mis gibi kokarlardı. Annesi mor menekşeleri hep duvar kenarına dikerdi. Gölgeyi sever menekşeler derdi. Oysa; öğretmeni bitkilerin güneş ışınları ile fotosentez yapığını anlatmıştı onlara. Bitkiler güneş ışığına muhtaçtı. Mor menekşeler ne tuhaf bitkilerdi... "Her bitki güneşi severken, onlar neden gölgeyi tercih ediyorlar?" diye düşündü, durdu Hande... Küçük, ufacık aklı ile aslında menekşelerin diğer çiçeklerden farklı olduğunu keşfetmişti, işte belki de menekşeler bu yüzden bu kadar güzeldi. Küçücük kafası o gün herkesden farklı olursan, bu hayatta değerli olursun yargısına varmıştı. Daha o yıllarda farklı olmak için uğraş vermeye başladı. İlk, kimsenin yanına oturmak istemediği, "Hacer'in yanına oturmak istiyorum öğretmenim." diyerek başladı farklılıklarla süren hayatı. Hacer bile şaşırmış, şaşkın şaşkın bakıyordu onun yüzüne. Hacer, çok dağınık, biraz anlama zorlukları olan problemli bir ailenin kızı idi. Hande ise; mühendis Kamil Beyin biricik kızı... Öğretmen, pek oturtmak istemedi önce Hacer'in yanına Hande'yi... Hande, ısrar ediyordu Hacer'in yanına oturmak istiyordu. Daha sonra bir tatsızlık çıkmasın diye öğretmem Hande'nin annesini çağırdı. Annesi eve geldiklerinde Hande'ye sordu: "Neden yavrum Hacer'in yanına oturmak istiyorsun?" Hande cevap verdi: "Geçen baharda menekşeler ekiyorduk hani anne, o gün sen bana menekşeler güneşi sevmez demiştin. Oysa, her bitki güneşi sever. Menekşeler farklı... Belki de bu yüzden bu kadar güzeller... Hacer'in yanına kimse oturmak istemiyor. Ben farklı olmak istiyorum. Belki, Hacer de güzeldir, onu fark etmek istiyorum." dedi. Hande'nin annesinin ağzı açık kalmıştı. İlkokul 4 .sınıf öğrencisi kızının olgunluğuna hayran kalarak "Peki kızım, kimin yanında istersen oturabilirsin." dedi. Pazartesi, Hande Hacer'in yanında oturmaya başladı. Hem Hande tedirgindi, hem Hacer... Birbirleri ile hiç konuşmuyorlardı. Diğer kızlar da soğumuştu Hande'den. Nasıl Hacer gibi dağınık, bir şeyi iki kere anlatma ile anlayan fakir bir kızın yanına oturmayı istemişti? Doktor Cemal bey'in kızı Esin idi en çok alınan... Anne babaları her hafta sonu görüşüyorlar, Hande ve Esin birlikte oynuyorlardı her Pazar... Nasıl olur da kendi yerine Hacer'i seçerdi? Çok gururu kırılmıştı Esin'in... Hande ile konuşmuyordu. Bir gün, Hande ve ailesi, Esinler'le dağ köylerinden birinde gerçekleştirilecek bir panayıra katılmak için sözleştiler.. Hande, gene Esin'in somurtacağını bildiği için gitmek istemiyordu. İçin için de Hacer'e kızmaya başlamıştı, arkadaşları ile arasının bozulmasına sebeb olmuştu. Neden sanki bu kadar dağınıktı, neden her şeyi iki kerede anlıyordu, yoksa aptal mıydı? Sonra menekşeleri hatırladı. Hemen düşüncelerinden utandı. Hacer, farklı diye yargılamamaları gerekiyordu. Hacer'in kimsenin bilmediği güzelliklerini keşfedecekti. Buna tüm gücü ile inandı. Tam umduğu gibi olmuştu. Esin, somurtarak karşısında oturuyordu. Hande ile konuşmuyordu. Hande, canını sıkkınlığından biraz dolaşmak için annesinden izin aldı. Köy yolunda yürümeye başladı. Hava iyice soğumuş ve ayaz iyice artmıştı. Kar atıştırmaya başlamıştı. Hande kar'ı çok seviyordu. Yürüdü, yürüdü... Köye gelmişti. Bir evin önünde durdu. Evin penceresindeki saksıya gözü ilişti. Gözlerine inanamıyordu, bunlar mor menekşelerdi... Ama kıştı ve menekşeler soğuğu hiç sevmezlerdi, eve doğru bir adım attı, kapıda beliren gölgeyi çok sonra fark etti. Bu Hacer idi. Hande'ye gülümsüyordu... "Hoşgeldin Hande" dedi Hacer, biraz ürkek "Buyurmaz mısın?" Şaşkınlıkla kapıya doğru ilerledi Hande ve içeri girdi. Oda, sıcacıktı. Odun sobası her yeri ısıtmıştı. "menekşeler" diyebildi sadece Hande, "bu soğukta???" Hacer gülümsedi: "Onlar annem için, annem onları çok sever." Sonra yatakta yatan kadını fark etti Hande. "Annen hasta mı?" dedi. Hacer: "Evet, 2 sene önce felç oldu, ona ben bakıyorum. Bizim kimsemiz yok. Birtek ineğimiz var, onunla geçiniyoruz ama tüm işler bana baktığı için derslere çalışacak pek vaktim olmuyor." dedi Hacer utanarak... Bir de dedi: "Bizim köyden şehre araç yok, bu yolu her gün yürüyorum o yüzden de çok yorgun okula geliyorum dersleri anlamakta güçlük çekiyorum." Hande'nin gözleri dolmuştu... Dışarıdan gelen ses ile kendine geldi. Annesi onu arıyordu. Çok merak etmiş olmalıydı... Dışarıya koştu ve annesine sarıldı, ağlıyordu... Bir müddet sonra "Anne, bu Hacer!" diye tanıştırdı sıra arkadaşını. Hacerler'e gidip Hacer'in yaptığı sıcak çorbadan içtiler birlikte. Hande, annesine anlattı Hacer'in hayatını, ağlıyarak. "Bir şeyler yapalım anne"dedi. O hafta, annesi ve Hande, Hacerler'e gidip annesi ve Hacer'i kendi evlerine taşıdılar... Hacer, artık Handeler'den okula gidip geliyordu. Ne dağınıktı, ne de aptal... Sınıfın en iyi öğrencisi olmuştu. Seneler geçti... Hacer ve Hande bir arkadaş değil, bir kızkardeşlerdi artık... Mor menekşeler Handey'e Hacer'i armağan etmişti... Hacer'e ise; hem Hande'yi, hem hayatı... Seneler sonra ikisi de evlendi... Hacer şimdi bir doktor... Hande'den vicdanın ne kadar önemli olduğunu öğrendi. Hastalarına vicdanı ile birlikte şifa dağıtıyor... Hande ise; bir öğretmen... Çocuklara farklı olan şeyleri sevmeyi de öğretiyor... Bir kızı var. Adı: HACER MENEKŞE... Hayatta en çok sevdiği iki şeye birini daha ekledi Hande. Hacer Menekşe, teyzesi Hacer'i çok seviyor ve annesine teyzesi için her gün teşekkür ediyor... LÜTFEN SEVGİNİZE ÖNYARGI SOKMAYIN. DİNLEYİN VE YORUMLAYIN. HERŞEY, SEVİNCEYE KADAR FARKLIDIR. SEVDİKTEN SONRA İSE; SEVGİNİN DİLİ HEP AYNIDIR...

BEDAVA MILYONLARCA LİSELI GENÇ KIZ MSN ADRESI.!!!

- Konular -

 

Rastgele ÇIN SALATASı 2
pc de sart namaz kılmak video
Laz Komandolar
SARISILAR
Ağladığımda Mendilim Ol
Özgü Namal
yapıştım
hep küçük şeylerle mutlu oldum
Baba Üstümü Ört
Kolay Saat Yapımı
bunları duydunuz mu?
canlı yayında otopsi 18 +
 

evden eve nakliyat - site ekle - emo resimleri - dizi izle - cep telefonları - forum - yeni siteler - site ekle - youtube forum - eart
© Copyright MaxiSohbet.NET  Web Sitesi 2006 - 2008


eXTReMe Tracker