Sanki daha önce hiç vedalaşmamıştı...
Sanki daha önce hiç özlememişti... Yineler girdi yine hayatına. Sonra tanıdık yaşanmışlıklar...
Daha öncede pencereden dışarıya baktı ında karşılaşmıştı so uk yapraklarla... Daha öncede özlemişti güneşi...
A lamaklıydı. Bir yerlere sı dıramıyordu yüre ini.Hep böyle olurdu. Birikmiş ne varsa atma zamanıydı yine. Yapayalnız bomboş kalacaktı. Umutlarıda sararmıştı tıpkı yapraklar gibi... Artık pencereden bakmak bile istemiyordu. Oysa ne zaman susarsa güneşe, yeşile açardı penceresini... Şimdi ise üşüyordu yine...
Pencerenin so uklu u, rüzgarın sesi, yaprakların o saçma sapan hışırtısı gözlerinin dolmasına yetiyordu. Gökyüzü de a lıyordu tıpkı onun gibi... Oysa güneş oysa çiçekler hiçbir zaman ona gözyaşı hediye etmemişti ki...
Rüzgar sesini yükseltti. Gökyüzü hıçkırıklara bo uldu. O ise hala öylece dinliyordu. Bütün bunlar o anı hatırlatmaya zaten yetmişti. Eline aldı ı kalemiyle ka ıdın üzerini karalayıp duruyordu. Saçlarını çözdü tekrar ördü. Sonbahardaydı ve anımsıyordu geçmişi...
Daha önce yaşadı ı bu sessiz ayrılık şahit oldu u hiç bir ayrılı a benzemiyordu. Ozaman da gökyüzü a lıyordu O zamanda eylüldü... Ve yaşanmışlıklara her yıl oldu u gibi bu yılda döndü.
Özlemek çok fenaydı Anlatmaksa, yazmaksa bütün bunları daha da fena...
