Uyku ve Uyumak
UYUMAK
Herşeyi dozunda yapmak biz insanlar için aslında ne kadar önemli... Çok yediğimizde
karnımız şişer rahatsızlanırız. Allah göstermesin kalp krizi bile geçirebiliriz.!!
Ve/veya/veyahut örneklendirmeye kalktımızda bir çok örnek vardır elimizin altıda...
Ve UYKU: İyi uyumadığımızda kendimize takmadığımız lakap kalmaz, Sarhoş gibiyim,
pestil gibiyim vs... Bunun da ucu bucağı yok tam ters çok uyuduğumuzda da geçerli..
İyi bir uyku iyi bir bellek ve iyi bir rüyadır. Uykudaki kirlilik dalga dalga tüm
benliğimize ve rüyamıza yansır.
İlk Önce uykumuzun nasıl olması: Burada bilmemiz gereken yatış şeklimiz, kaç saat
uyumalı ve uykudaki temel yöntemin ne olmasıdır.
UYKU KALİTESİ
Uykunun kalitesi uyuduğumuz süreden daha önemlidir. Pek çok kişi uzun süre yatakta
kalıp, kendisi ile şu veya bu şekilde oyunlar oynayarak, kendini ikna etmeye
çalışarak süreyi uzatmaya çalışır. Bu tür uykular hem vücudu dinlendirmez, hem de
müthiş bir pişmanlık uyandırır sonrasında. Beyinsel bir ağırlıkla, uyku sersemi,
kararsız ve isteksiz kalkılır yataktan. Büyük bir suçluluk duygusuyla. Çünkü normal
normlarda gün başlamıştır dünyamızda. İlahi bir güçle programlanmış gibi kalkmış,
işine gücüne başlamış, konusunda yol almıştır tüm insanlar. Ve biz türlü
kandırmacalarla yatakta oyalanmış, herkesten geri kalmış gibi hissederiz kendimizi
işte bu noktada kendimizi suçlu hisederiz.Bilinçaltımız rahatsızdır bu büyük
ayıptan. Ağzımızda ve beynimizde bu burukluk, güne rengini verir.
Uykunun kalitesini arttırmak için uyumadan önce bir takım önlemler almak gerekir.
Öncelikle sorunlarımızı saptamalı ve bir programa bağlamalı, yani yatarken kafamız
net olmalıdır. Çözümsüz sorunlarla yatış, sıkıntıları ve kabusları da beraberinde
getirecek, beyin arayışlarını sürdürecek ve bizi rahat bırakmayacaktır. Huzursuz
yatış yerine hiç yatmamak, sorunlardan kaçmadan olaya konsantre olmak, çözümler
üretmek daha akılcı olacaktır. Unutulmamalıdır ki daima bir çıkış yolu vardır. Ve
çözümün huzuruyla daha rahat yatar insan.
SORUNLARI ÇÖZELİM
Sorunlar çoksa ve pek çok çözüm üretmek gerekiyorsa veya ilhamın sel gibi aktığı
dönemlerse, uyku sırasında beynin ürettiği çözümleri yakalamak için başucumuza ya
teyp ya da kalem kağıt koyup yatmakta yarar vardır. Bir kitapta okumuştum yanınıza
bir bardakta su alın çünkü bazen gördüğümz rüyaların etkisi ile susuyoruz böyle bir
alışkanlık edindiğimizde uyanıp suyumuzu içip bu arada ruyamızı hatırlamamız kolay
oluyor. Böylelikle defterimize notumuzu da almış oluyoruz..)Bunun bilincinde olarak
tembellik etmeden kayda geçirip tekrar yatmak, uykumuzun kalitesini de
arttıracaktır.
YEDİKLERİMİZ VE İÇTİKLERİMİZ
Ağır yemeklere alınan içki ile birlikte yattığımız o gece aslında çok derin bir
uykuya yatmış oluyoruz.Hatta ölüme... Çok yavaşlayan metobolizmamız daha da
yavaşlayarak ''eskilein dediği gibi uyku yarı ölümdür gerçeğine davetiye
çıkarmaktayız.''
Zaten Dünyada büyük açlıkları krizi yaşandığını da düşünerek çok obur da olmanın
bize daha çok zarar vereceğini bilmekte fayda var derim. Az yemek ılık bir bardak
süt yada bitkisel çaylar sonrası hem çok rahatamış hissederek yatacak beyniniz de
rahat olduğu içi çok daha berrak rüyalar göreceksiniz.
Buraya kadar, aslında herşey yapmayı bildikten sonra o kadar kolay ki bu arada
bilinçlenmek için okumak, öğrenmek ve içimizde çocuğa izi vermek..
UNUTMAYALIM Kİ;
İyi uyuyamamışsak aldığımız kararların doğruluğundan ne kadar emin olabiliriz ve
çalışmalarımızdan nasıl verim bekleyebiliriz? Yediğimiz içtiğimizden ne zevki
alabiliriz?
Rüya Nedir?
İnsanoğlu hayatının yaklaşık üçte birini uykuda geçirir ki bu da 60 senelik bir ömrün 20 senesi demektir.
Eski çağlardan beri insanları ilgilendiren rüyalara ilkel toplumlar da çok önem verilmiştir. Rüyaların, korkulan tanrılar tarafından verilen armağan veya cezalar olabileceğine inanılmıştır. Daha sonra kahinler rüyaları açıklamaya, yorumlamaya başlamışlardır. İlk rüya yorumcularının ne zaman ortaya çıktıkları da belli değildir. Ancak Babil'in kahinlerinin büyük ün yaptıkları bilinmektedir. Kaldeliler, Astroloji vb. nin yanı sıra rüya yorumlarında da başarı kazanmışlardır. Zamanla belirli rüyaların anlamları da kesinleşmiştir. Eski Mısırlılar, eski Yunanlılar ve Araplar rüya yorumlarıyla ilgili kitaplar yazmışlardır.
İnsanoğlu hayatının yaklaşık üçte birini uykuda geçirir ki bu da 60 senelik bir ömrün 20 senesi demektir. Uyku, günlük çalışmalardan yorgun düşen insan bedeninin ve sinirlerinin dinlenme zamanıdır. Ünlü ruhbilimci Sigmund Freud'un da araştırmalarının büyük bölümünü oluşturan uyku sırasında, kişinin bilinç altında düşüncelerinin, özlemlerinin ya da isteklerinin bir film şeridi gibi göz önünden geçtiği varsayılır ki buna Rüya adını verilir.
Freud'a göre bilincin gizlediği, tamamen sakladığı olgular ortaya çıkabilmek için yol aramaktadır. Bunlardan bazıları da rüyalar haline girerek kendilerini gösterir. Freud'un yolunda ilerleyen doktorlar da günümüzde rüyalara önem verip, rüyaları bilimsel olarak açıklayarak hastalarını tedavi etmektedir.
Bazı soyut kavramların açıklamaları bilimsel bir zemine oturtularak ifade edilebildiği halde, rüya kavramını bu şekilde açıklamak pek mümkün görünmüyor. Ancak bunu bilimsel verilerle değil de, dinsel yönden açıklanabildiği de bir başka soyut gerçektir. Bu açıklamaya göre ruh bedenden ayrıldığı zaman, yaşanan olayların tümüne rüya diyebiliriz.
Rüyaların Süresi
Rüyalarda yaşananlar inanılmayacak kadar hızlı gelişir. Bir kaç dakikalık rüya esnasında bile çok uzun sürdüğünü sanılan garip, şaşırtıcı ve çok değişik olaylar birbirlerini izler, bu nedenle rüyada zaman kavramı oluşmaz. Ancak zaman kavramını, uyandıktan sonra beyinin öğretileri ve alışkanlıkları doğrultusunda saptadığımız bir anlar toplamıdır sadece.
Bilimadamlari rüyanın süresi üzerinde kesin bir sonuca varamamışlardır. Bir kısmı rüyaların sadece birkaç saniye sürdüğünü iddia ederken, diğer bir kısmı da saatlerce devam eden rüyaların olduğu fikrindedir. Bu tartışmalar sırasında Dr. B. Klein adında Amerikali bir bilimadamı bir araştırmaya başlamış ve gönüllü olarak seçtiği kişileri hipnotize ederek uyutmaya başlamıştır ve belli bir süre sonra uyandırıp rüyalarını dinleyerek, bir rüyanın 20 saniyeyi geçmeycek kadar kısa sürdüğünü belirlemiştir. Dr. Klein'ın sürdürdüğü bu araştırmanın sonunda en uzun rüyanın 90 saniyeyi geçirmediği ortaya çıkmıştır.
Rüyaların Türleri
Uzmanlara göre uyku birkaç devreden oluşmaktadır. Uykusu gelen insan yatağına yatar ve gözlerini kapatır. Kısa süre sonra göz kapakları belli belirsiz titremeye başlar. İnsan o sırada uykuya dalmış ve rüya görmeye başlamıştır. Uyumak için alınan bir takım uyku ilaçları rüya da görülmesini engelleyebilir. Ancak ilaç almadan uyuyan herkes mutlaka rüya görür. Rüyalar renkli ya da siyah beyaz olabilir. İnsanların çoğu, siyah beyaz rüya gördüklerini söylemektedir.
- Kafası yorgun, devamlı bir konuyla ilgilenen kimse uyuduğunda rüyasında karmakarışık şeyler ya da ilgilendiği, önem verdiği konuyu görebilir. Bu tür rüyalar yorumlanmazlar. Örneğin, televizyonda veya başka bir yerde heyecanlı bir sinema izleyen kişi rüyasında aynı şeyleri görebilir. Bu durum sadece etkisinde kalmaktır ve gerçek rüya değildir.
- Kabus veya karabasan denilen rüyadır, genellikle iyi başlar. Uyuyan kimse hoş bir olay ile ilgilendiğini görür ve sonra bu rüya birden korkutucu bir hal almaya başlar. Güzel görüntü değişerek insana dehşet verir. Kabusların açıklamasını sinir doktorları ve psikanalistler yapmaktadır. Kabusları, rüyada bir kez görülen korkutucu sahnelerle karıştırmamak gerekir. Karabasan gören insan korkar. Bir ara rüyada olduğunu hissederek uyanmak ister. Bunu başaramaz veya uyandığını zanneder ama bu sırada kabus devam eder. Her insan ömründe birkaç kez kabus görebilir.
- Olduğu gibi çıkan rüyalar, genellikle sezgisi güçlü olan kişlerin rüyalardır. Örneğin rüyasında gördüğü ahbabını kısa bir süre sonra o gerçekte görebilir bu kişiler. Buna "Gerçek Rüya" adı verilir. Böyle rüyalar görenler, dikkatli davranmalıdırlar. Gördükleri şeyleri iyi değerlendirmelidirler.
- Uyuyan kimse rüyasında birçok şey görür ve sabah uyandığında da bunlardan bazılarını anımsar ki bunlar yorumlanabilir. Rüya tabiri denilen şey, dördüncü tür için gereklidir daha çok. Sabah uyanıldığında akılda kalan ve hatta insanı etkileyen rüyalar yorumlanabilir.
