İstanbul - Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Kofi Annan, ''Sorun, ne Kur'an'dır, ne Tevrat, ne İncil. Sorun, inananlar ve onların birbirlerine karşı nasıl davrandıklarıdır'' dedi.
Annan, Medeniyetler İttifakı Toplantısında yaptığı konuşmada, Medeniyetler İttifakı Raporunun İstanbul'da duyurulmasının çok yerinde bir karar olduğunu vurguladı.nnan, "Bu raporun amacı, farklılıkların giderilmesidir" diye konuştu.
11 Eylül saldırıları, Orta Doğu'daki savaş, düşüncesizce söylenen sözler ve çözümlerin sadece ön yargıyı değil gerginlikleri de körüklediğini vurgulayan Annan, gerginleşen ilişkilerin de tek tanrılı dinlerde takipçi bulduklarını söyledi.
Annan, dünyanın pek çok yerinde özellikle Müslümanların Batıyı kendi inanç ve değerlerine karşı bir tehdit olarak gördüğünü, bunun tersini gösteren tüm kanıtları tamamen göz ardı ettiğini, Batınınsa İslamı bir aşırı uç ve şiddet dini olarak gördüğünü söyledi.

Annan, artık küskünlüklerin aşılıp toplumlar arasında bir güven ilişkisi oluşturmanın zamanı geldiğini belirterek, "Tüm dinlerin ortak olan değerlerini ön plana çıkarmalıyız. Şefkat, dayanışma ve insana saygı... Aynı zamanda stereotiplerden ve ön yargılardan uzaklaşmalıyız ve bireylerin ya da küçük grupların işlediği suçların, bir bütün bölgenin ya da dinin imajını zihnimizde değiştirmesine izin vermemeliyiz" dedi.
Annan, farklı toplumların bir demokratik devlet içinde farklı değerleri taşıyabilmesi fikrinin ön plana çıkarılmadığını söyleyerek, "Türkiye de AB'ye giden üyelik yolunda Avrupa kimliğinde özellikle görebileceğimiz, zımnen ya da açıkça Müslümanları dışlama yüzünden çok büyük engellerle karşılaşmaktadır" diye konuştu.
Annan, hoşgörüsüzlük kültürü ve dine dayalı aşağılama anlayışının aşılması gerektiğini dile getirerek, bu nedenle eğitimin çok önemli olduğunu söyledi.
''Diğer kişiler için kutsal olan sembol ve gelenekleri ele alırken özel bir hassasiyet gerektiğini de unutmamalıyız'' diyen Annan, bu noktada liderliğin
büyük önem taşıdığını, liderlerin sadece bilgilendirme yapmakla kalmayıp hoşgörüsüzlük ve aşırıcılığı da kınamaları gerektiğini söyledi.
Arap-İsrail çatışmasının bölgesel bir çatışma olmadığını söyleyen Annan, "Filistinliler işgal altında yaşamaya devam ettikleri sürece her gün bunun
altında ezilip aşağılandıkça ve İsrailliler otobüslerinde, eğlence yerlerinde havaya uçuruldukça bu duyguların alevi devam edecektir" değerlendirmesinde
bulundu.
Annan, medeniyetler arasındaki anlaşmazlıkların çözülmesi ve iş birliğinin sağlanması için Kadeş Barış Antlaşmasının ilham kaynağı olması dileğinde bulundu.
