tıklaaa

Ana Sayfa
  Hikayeler...
  Anketler ?
  Araba resimleri
  Aşk
  Romantizm
  İtiraf
  Rüya Tabirleri
  Zeka Soruları
  Sağlık Merkezi
  Biliyormuydunuz?
  Ders Nasıl Çalışılır
  Şarkı Sözleri
  Din Ve Tasavvuf
  Dini Hikayeler
  Dini Konular
  Dini şiirler
  Doğa ve Manzara
  Dualar ve hadisler
  Efsaneler
  Erkekler Dünyası
  Aşk sevgi şiirleri
  İnanılmaz Gerçekler
  Biyografi
  Slayt Bölümü
  Donanım Merkezi
  E - Kitap (E-Book)
  Windows Hakkında
  Genel Bölüm
  Geyik Bölümü
  Duvar Kağıdı
  Güzel Sözler
  Güzellik & Diyet
  Her Telden
  Yemek TarifLeri
  Kadın Dünyası
  Kahkaha Merkezi
  Komik Fıkralar
  Komik Karikatürler
  Komik Resimler
  Komik Yazılar
  Kopya Nasıl Çekilir.
  Korku Odası
  Kızlar Nasıl Tavlanır ?
  M.Kemal Atatürk
  MSN Hakkında
  Msn Nickleri
  MSN Programlar
  Msn Space
  Msn İfadeleri
  Müzik Hakkında
  Network ve internet
  Program Download
  Tarih
  Teknoloji & BiLim
  İşletim Sistemleri
  Magazin
  Moda Bakım Makyaj
  Modifiye ve Sanal
Konu : Küçük kırık bir aşk hik¢yesi | Hit: 1426

Küçük kırık bir aşk hik¢yesi -------------------------------------------------------------------------------- Onu bilenler çıldırdığını söylediler. Aldırmadı hiç... Çılgınlık aşkın şanındandı ne de olsa. Aşk da ‘’aşk’’ olaydı... Rüyalarında aşık oldu ona... Bu nasıl aşk diyene; - Kalbimden olur olmaz zamanlarda muhteşem yoğunlukta bir sevgi akıyor ona doğru. Sanki kalbim yerinden fırlayacakmış da onun kalbine konacakmış gibi, diyordu. - Onun kalbinden sana akan bir şeyler var mı bari? diye alaycı alaycı soranlara, gözlerini bir çocuğun masumiyetiyle kocaman açarak; - O böyle hissetmese ben de hissedemem ki... Ayrıca, o beni sevmese bile ben yine de onu severim, diyordu... Diyordu ve o insanların aşkının ne kadar da beklentisiz olduğunu anlayacaklarını umuyordu. Aslına bakarsanız, topu topu birkaç cümle konuşmuşlar sadece. Ama o, her sözcüğe öylesine dağlar gibi anlamlar yüklemiş ki, birkaç cümleden bir aşk destanı oluşturmuş adeta. O, kendi uydurduğu destana ölümüne inanan bir meczup olduğunun ayırdına varamadı asla... Daha fenası ötekinin de bu destana inandığını sandı... Hatta, destanı ötekiyle beraber, kalp kalbe yazdıklarına inandı. Biraraya geldikleri o birkaç çalıntı saati asırlarca uzattı zihninde. Sevişmelerini ibadet kabul etti... Kırık dökük sevgi sözcüklerini ise dua. Zaman göreceliydi ya, o da sevgiliyle beraber olduğu saatleri yıllar, ayrı olduğu yılları ise saatler ile ölçtü. Böyle böyle akıp gitti zamanların içindeki zaman... Öteki, - Biz ikimizde deliyiz, dermiş buluşmalarında... O da, yalan nedir bilmeyen çocuklar gibi inanırmış ona. ınanırmış ve kendi deliliğinden onur duyarmış... Ah, ben onun beklentisiz bir aşık olduğunu mu söyledim az önce? Yalandı aslında bu! Hem de koskoca bir yalan. Onun, hem kendisine, hem sevgiliye, hem de çevresindekilere söylediği, beni bile kandırdığı bir masaldı bu... Aynı aşkı gibi... Yıllar sonra anladım ben de kandırıldığımı... Onun yalan dünyasının, aşk masalının içine çekildiğimi. Varmış meğer onun da beklentileri... Hem de dağlar gibi... hem de ateş gibi içini yakan... yakan ve kavuran... yüreğine sığdırmakta zorlandığı... Hiç binmedikleri gemilerde başını ötekinin omuzuna koyarak denizin köpüklerini seyretmeyi beklermiş meğer... Boğaza bakan bir tepede ötekiyle beraber güneşi karşılamayı beklermiş.... Hiç gitmedikleri deniz kıyılarında sabahın ilk saatlerinde ayaklarını suya sokarak kıyı boyunca yürümelerini beklermiş... Hayata beraberce ve bütünüyle katıldıkları zamanın gelmesini beklermiş meğer... Ötekinin deliliğine sahip çıkacağı, daha doğrusu kanıtlayacağı, gece gündüz beraber olunan, hasretliğin kalmadığı anları beklermiş... Ötekinin de kendisini aşka adamasını beklermiş... ışte böyle onulmaz beklentilerle kıvranıp dururken O; kendisine ‘’delisin’’ diyenlere aşkına derin bir imanla bağlı olanların inançlı yüz ifadesiyle, - Biz ikimizde deliyiz. Aşk da zaten ikili bir deliliktir, diyordu. ... O şimdi inzivaya çekildiği küçük ve ıssız sahil kasabasında, bulutları mora, gökyüzünü yeşile, denizleri turuncuya, çimenleri maviye boyuyor... Yeşil gökyüzünde kıpkırmızı bir uçurtma uçuruyor, çıplak ayakları çimenlerin ıslak mavisine dönüşürken tek başına deliliğini yaşıyor. Öteki mi? Öteki h¢l¢, dünyevi hesaplarıyla, hırslarının peşinde, akıllı akıllı, ama deli olduğunu iddia ederek koşturup duruyormuş... ıkisini de bilenler, öteki övünerek kendisinin ‘’deli’’ olduğunu, hiçbir akıllının cesaret edemeyeceği işler yaptığını iddia ettikçe, o uzak sahil kasabasında mor bulutlar, turuncu denizler boyayan aşığı düşünüyorlar buruk buruk gülümseyerek...

BEDAVA MILYONLARCA LİSELI GENÇ KIZ MSN ADRESI.!!!

- Konular -

 

Rastgele Kendi Bilgisayarınıza FTP Kurun
Internette Dinlediğiniz Radyolari Mp3 Formatinda Kaydedin
UZAYIN DERİNLİKLERİNDE BİR GEZİNTİYE NE DERSİNİZ, SCREENSAVER:Cosmic Scenes ver.
sahtekar
Hasretin Rengi
Meyhane
Fosil Olmak İstiorumm!:D
Aşkın Kitabını Yazsaydınız İlk Cümleniz Ne Olurdu
Atatürk'ün günlük hayat fotoğrafları turkcell-im'de
Hatay'da trafik kazası: 3 ölü, 2 yaralı
ZEYTİNLİ PARMEZANLI KEK
ALLAH KULUNA NIMET VERIRSE
 

evden eve nakliyat - site ekle - emo resimleri - dizi izle - cep telefonları - forum - yeni siteler - site ekle - youtube forum - eart
© Copyright MaxiSohbet.NET  Web Sitesi 2006 - 2008


eXTReMe Tracker